SESSİZLİĞE KOŞMAK
Ölüyor olmak her gün biraz daha ölüyor olmak. Yaşamın en merhametli yanıydı hepimiz için. Bir yerde acılar son bulur, her şey ile olan savaşın yerini derin bir sessizlik alır. Tüm bağırdığın o zamanlara inat...
Sessizlik bizi bekliyor.
Kaosun ortasında kendi düşünceleri altında soluksuz kalmış enkaz gibiyim.
Gece vakti odamın penceresinden bir sokak lambasını izliyor ve neden bu noktada olduğumu düşünüyorum. Bu noktayı ben mi seçtim yoksa hayat beni kendi istediği noktaya mı getiriyordu. Sadece derin iç çekişlerimin sesini duyabildiğim bu sessizliğe sağanak bir yağmur ve bir de köpek sesleri eşlik ediyordu. Belki de yalın ayak dışarı çıkıp karanlığa koşmalıydım baştan aşağı ıslanmalıydım. Hiç korkmadan neyle karşılaşacağımı düşünmeden. Belki de artık düşünmemeliydim. Sadece yol almalıydım. Çünkü ben sokak lambası değildim ki öylece durup gelen geçeni seyredemezdim. Umudum epeyce azalmış olsa bile yerim değişmeli özüme yol alarak yaklaşmalıydım. Epeyce uzaklaştım kendimden.Küstüm biraz da kızdım belki hayata. Şimdi sarılmak ve koşmak vakti gün batmadan güneş doğmadan...
(R.D.)
Yorumlar
Yorum Gönder